FUE Saç Ekimi Yöntemi Nedir, Saç Nasıl Ekilir?

1930’lu yıllardan beri kullanılıp, günümüze sürekli modernleşerek gelmiş olan FUE (Foliküler Ünite Ekstraksiyonu) Yöntemi, günümüzde saç ekiminde en sık kullanılan, en önemli tekniklerden biridir. Bu yöntem cerrahi bir girişim olmadığından, saç ekimi yaptırmayı düşünen hastaların kolaylıkla tercih edebildiği bir saç ekim tekniğidir. Fue yöntemi ile birlikte farklı teknikler uygulanabilmektedir. Unique Fue, Safir Fue, DHI, Perkutan gibi teknikler aslında birer FUE yöntemidir.

FUE Saç Ekimi Operasyonu Nasıl Yapılır?

FUE saç ekim yönteminde, saç kökleri lokal anestezi ile özel uçlu mikro motorlar kullanılarak tek tek alınır, saçsız alanlara saçın çıkış açısını ve yönünü dikkate alınarak yerleştirilir. Bu mikro motorlar sayesinde saç kökleri daha hızlı toplanır ve saç ekimi daha kısa bir sürede tamamlanmış olur.

Daha açık bir ifade ile, FUE yönteminde saçsız bölgeye tek tek saç nakli yapılırken, donör alanındaki saçlar kesilir, 1 mm olacak şekilde kısaltılır. Saç kökünün alınacağı ve ekimin yapılacağı bölgeler lokal anestezik ilaç ile uyuşturulur. Saç kılını ortalayacak şekilde mikro motor uç yaklaştırılır ve kılın çıkış yönüne doğru deriye batırılıp çekilir. Folikül ve çevresindeki mikroskobik doku ile birlikte, kıl silindirik bir tarz ile kesilmiş olur. Mikro penset kullanılarak nazikçe çekilir, böylece foliküler ünite gevşeyen tabandan ayrılır. Foliküler üniteler bu şekilde toplanır ve saçsız alanda açılan çok küçük deliklere yerleştirilir. Her bir foliküler ünitede ise yaklaşık 2 veya 3 folikül bulunur.

FUE Yöntemin Avantajları Nelerdir?

Bu operasyon süresince greftlerin zarar görme ihtimalini en aza indiren bu otomatik sistem sayesinde operasyon süresi kısalır ve alınan greft sayısı artar. Operasyon tecrübeli, doğru ve yeterli teknoloji ve tekniği kullanılan bir klinikte yaptırıldığında, kişiler ömür boyu uzayan saçlara sahip olabilmektedir.

Neden FUE Saç Ekimi Tercih Edilmelidir?

Bu teknik ve teknoloji sayesinde, saç ekim işlemi daha kolay uygulanmakta ve ihtiyaç duyulan saç kökleri daha fazla bölgeden alınabilmektedir. En önemli özelliği ise operasyonun izsiz olarak tamamlanabilmesidir. Dikiş ve bisturi kullanılmaz. Acı çok daha azdır ve tedavi süreci çok daha hızlıdır. Bu hızlı iyileşme sayesinde kişilerin sosyal yaşamlarına hızlı bir şekilde adapte olması sağlanmış olur.

Operasyon profesyonel ve deneyimli bir ekip tarafından yapılırsa ömür boyu sürecek faydaları olacaktır. Operasyon sonrasında ağrı, doku veya his kaybı gibi sorunlar yaşanmaz. Saç kökleri genetik olarak dökülmeme özelliğine sahip olduğundan, yaşam boyu kalıcı ve sürekli uzayan saçlara sahip olunmaktadır.

Kullanılan teknolojilerin hızı sayesinde saç ekim maliyeti düşer, bu da kişiler için sorun oluşturan operasyonun maddi boyutu daha da rahatlatır.

Saç Ekiminde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?

Saç ekimi operasyonları sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri, tamamen kişiye özel bir tedavi sürecinin belirlenmesidir. Çünkü donör bölgesi ve saçsız bölge kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Bu yüzden “herkese standart saç ekimi yapılır” mantığı yanlıştır. Saç yapısına ve kişinin beklentisine kişiye özel tedavi ya da saç ekimi yöntemi seçilmelidir. Operasyonlardan önce hasta ile yapılan konsültasyon sırasında tamamen hastaya özel bir tedavi süreci belirlenmesi sayesinde hastalarda yüzde 99’a ulaşan başarı oranı elde edilebilmektedir.

  • Saç çizgisinin kişinin yüz hattına uygun çizilmesi gerekir: Herkesin yüz hatları ve kafa yapısı farklı olduğu gibi doğal saç çizgisi de farklıdır. Bu saç çizgisinin doğru tespit edilip planlanması saç ekimi sonrası saçların doğal görünmesini sağlar.

  • Ekilen saçların sıkı ve doğru planlanmış olması gerekir: Saç ekiminde yanlış planlamalar saçlarda doğal bir görünümü engeller. Aynı şekilde çok fazla açıklık olan bölgeyi tek bir seansta tamamlamaya çalışmak, seyrek saç görünümüne sebep olacaktır.
  • Saçların yanlış açıda ekilmesi: Yanlış açıda saç ekilmesi hem saçların tutma gücünü azaltarak kalıcılığı etkiler hem de saç taranma yönünü bozacağından doğal görüntünün kaybolmasına sebep olur.
  • Aşırı yüksek sayıda greft alınması: Donör bölgenin müsaade ettiği sayıdan fazla greft ya da saç kökü alınması durumunda donör bölgede komplikasyonlar oluşabilir. Bu durum, bazen dönüşü olmayan sorunlara yol açabilir.

Saç Ekimi Kimlere Yapılmaz ?

  • Hepatit C hastalığı olanlara
  • HIV – AIDS hastalığı olanlara
  • Psödopelade ve Liken planus hastalığı olanlara
  • Donör bölgesi yeterli olmayanlara
  • Ciddi kronik rahatsızlığı olanlara
  • Kalp, şeker hastalığı, karaciğer yetmezliği, tansiyon ve böbrek yetmezliği gibi sorunları olanlara
  • 18 yaşından küçük olanlara (22 yaş sonrasını tavsiye ediyoruz)

Yukarıda açıklanan durumları olan kişilere sağlık açısından risk oluşturması ya da başarılı bir saç ekimi sonucu ortaya konulamamasından dolayı saç ekimi işlemi uygulanmaması gerekir!

Saç Ekiminin Aşamaları

Saç ekimi işlemi 6 temel aşamadan oluşmaktadır. Saç ekme işlemine başlamadan önce yapılan tetkikler sonucu hastanın uygun olması durumunda saç ekimi işlemine başlanabilir. İşlem, lokal anestezi uygulanarak yapılmaktadır. Lokal anestezi, hasta ve saç ekimi ekibinin konforunun en üst seviyede olması için yapılmaktadır. Saç ekim işlemi sırasında hasta, herhangi bir ağrı ya da acı hissetmemektedir.

Saç Ekimi Başarılı Sonuçlar Veriyor Mu?

Saç ekiminde artık yeni modern yöntemler kullanılmaktadır. Bu sayede çok daha yüksek başarı oranlarına ulaşılmaktadır. Uygulanan yeni nesil saç ekimi teknikleri ve saç ekimi profesyoneli ekipler ile başarı oranı yüzde 99’a ulaşmıştır. Tıp ve teknolojinin sürekli gelişim göstermesiyle birlikte inovatif ve yenilikçi yaklaşımlar sayesinde saç ekiminde her geçen gün daha başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. İşlemlerde oldukça doğal sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu nedenle hasta memnuniyeti en üst düzeydedir.
Saç ekimi operasyonlarında başarılı sonuçlar elde etmek için uygulanacak olan teknikler hasta odaklı yani kişisel olmalıdır. Hastalara operasyon öncesi yapılan analizler ve kararlaştırılan saç ekimi tekniği başarı oranında çok etkili olmaktadır. Aynı zamanda saç ekimi sonrası hastanın önemli noktalarda dikkat etmesi de saç ekimi sonuçlarında etkilidir. Hasta bu süreç zarfında uzman doktorun bilgilendirmeleri ve tavsiyeleri çerçevesinde hareket etmelidir.

Saç Ekimi Sonuçları Ne Zaman Görünür?

Tedavi sonrası hemen sonuç elde etmek her zaman mümkün olmayabilir. Saç ekimi işlemi sonrası hastanın sabırlı davranması gerekmektedir. Doktor bu süreçle ilgili hastayı bilgilendirecek ve gerçekçi sonuç zamanını doğru bir şekilde paylaşacaktır. Tedavi sonrası bekleme süreci başlayacaktır. Doğal sonuçlar, bu sürecin sonunda görülecektir. Doktorun bu gelişim sürecini düzenli olarak takip etmesi ve komplikasyon oluşmasını engelleyecektir.

Not: Türkiye Tabipler Birliği ve Türk Cerrahi Derneği, saç ekim merkezlerinde yapılan saç ekimi işlemleri sırasında veya sonrasında hastanın fotoğraflarının çekilerek çeşitli platformlarda yayınlanmasını yasaklamıştır!

Saç Çizgisi Düzeltme İşlemi Neden ve Nasıl Yapılır?

Saç çizgisi, saç ekiminde doğallığı etkileyen en önemli nokta olarak görünmektedir. Yanlış planlama neticesinde saç çizgisi doğal görüntüyü kaybetmektedir. Bu gibi durumlarda saç çizgisi düzeltme (revizyon) yapılmaktadır. Bu durumda saç ekimi operasyonu sonrası hastaların saç çizgisi düzeltilebilir ve eskisi gibi doğal bir görünüm elde edilebilir. Saç çizgisi düzeltilecek olan hastalarda operasyona başlamadan önce yüz yapısı, saç açıklığının genişliği ve greft sayısı göz önünde bulundurularak analizler yapılmalıdır. Bunun sonucunda tasarlanan saç çizgisi, saç ekimi yapılarak eski haline getirilir.

SAÇ EKİMİ HESAPLAMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Saç Ekimi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Saç ekimi operasyonu tamamlandıktan sonra dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. İşlem yapılan bölgeye hasta tarafından 3 gün boyunca herhangi bir şekilde müdahale edilmemesi gerekir. Yatış pozisyonu da hekim tarafından anlatılacak şekilde uygulanmalıdır. Saç ekimi sonrası 2 ay boyunca havuz ve denize girilmemelidir. Alkol ve sigaradan uzak durulmalıdır. Sigara ve alkol kullanımı ekilen saçların tutunma oranını büyük ölçüde olumsuz etkilemektedir. İyileşme süresi boyunca güç gerektiren aktivitelerden kaçınılmalıdır. Eğer operasyon yaptıracak kişinin işkolu bu kurala uygun değilse, iyileşme süresince izinli olunması tavsiye edilmektedir. İyileşme sürecinde hastanın dinlenmesi, iyileşme süreci için önemlidir.

Saç Ekimi Sonrası Bakım

Saç ekimi sonrası hekim tarafından uygulanması söylenen bakım önerilerine dikkat edilmelidir. Tedavinin başlangıcından sonuna kadar dikkat edilmesi gereken hususların tedavinin başarısındaki etkisi büyüktür.

“Apepsi” ve “antisepsi” adı verilen patojen mikroorganizamaların ve enfeksiyonların önlenmesi kuralları, her türlü mikro cerrahi işlemde uygulanması şart olan kurallardır. Saç ekimi operasyonu hijyenik ortamda uygun koşullarda yapıldığı zaman enfeksiyon riski oldukça düşüktür. Saç ekimi operasyonu sonrası iyileşme süreci kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Yapılan işlem sonrası ilk üç günün çok önemlidir.

Saç ekimi işlemi sonrası ilk gece biraz ağrı yaşanması ihtimali vardır. Hekimin önerdiği ağrı kesici ilaçların kullanılması durumunda rahat bir gece geçirilebilir. Operasyondan sonraki günlerde sırt üstü dinlenmek ve operasyon yapılan bölgeye herhangi bir temasta bulunulmaması gerekmektedir. İltihap oluşumunun önlenmesi için hekimin önerdiği ilaçlar aksatılmadan düzenli kullanılmalıdır. Operasyon sonrası kesinlikle alkol kullanılmamalıdır. Alkol ve sigara kullanımı, iyileşme sürecini ciddi anlamda olumsuz etkilemektedir. Operasyondan sonra ilk üç günlük sürenin ardından yıkama işlemi yapılabilir. 15 gün boyunca hekimin önerdiği şampuan ve bakım ürünleri hekimin talimatları doğrultusunda kullanılmalıdır. Operasyon sonrası saç ekimi yapılan bölge 15 gün süreyle güneş ışınlarından korunmalıdır. Ekilen saçlar 4 ay içerisinde sağlık döngüsüne girecektir.

Saç Ekimi Sonrası Süreç

Saç ekimi sonrası süreç, operasyonun başarılı olması için çok önemlidir. Bu süreçte en önemli konu, doktorun vereceği ilaçları düzenli kullanmaktır. Kişisel tıbbi duruma göre uzman doktor bu süreçte farklı ilaçlar önerebilir. Aynı zamanda saç ekimi sonrası bu süreçte beslenmeye dikkat edilmeli ve özen gösterilmelidir. İyileşme süreci ve saçların güçlenmesi adına beslenme çok önemlidir.

Saç Ekimi Sonrası Beslenme

Sağlıklı beslenme, ekilen saçların daha sağlıklı ve daha güçlü olmasında büyük rol oynamaktadır. Bu zaman zarfında beslenme konusunda dikkatli davranarak saç için faydalı olabilecek gıdaların tercih edilmesi, operasyon sonrası hücre yenilenme hızının artmasında ve iyileşme sürecinin kısalmasında önemli rol oynamaktadır. Yenilen her gıdanın ekilen saç kökleri üzerinde çok büyük etkisi görülmektedir. Mikro ve makro besinler (mineral, yağ asitleri, protein, vitaminler) bakımından yetersiz gıdalar sebebiyle hücre zarında işlev bozuklukları meydana gelebilmektedir. Bu durum, saçların normal hayat döngüsünü bozarak, saç köklerinin beslenerek yenilenmesine engel olabilmektedir. Ayrıca, saç ekimi operasyonu sonrası saç dökülmelerinin devam etmesine de yol açabilmektedir. Sağlıklı saç kökleri için aşağıda belirtilen beslenme planına dikkat edilmesi gerekir;

Saçın yapısı, kalitesi ve sağlıklı uzayabilmesi için B7 ve B12 gibi B-kompleks vitaminler önemli bir yere sahiptir. B7 ve B12 gibi B-kompleks vitaminler, saç ve kıl kökleri dahil olmak üzere tüm vücuda besin üreterek, besin kaynaklarının metobolize edilmesine destek olur. Bu sebeple uzmanlar, saç ekimi operasyonu sonrası B-kompleks vitaminlerin kullanılmasını tavsiye etmektedir. B vitamini açısından zengin olan besinlerin başında; sert kabuklu yemişler, avokado, muz, esmer pirinç, tavuk, yumurta gelmektedir.
Vücutta çinko eksikliğinin saç dökülmesine ve saç seyrelmesine sebep olduğu bilinmektedir. Saç ekim operasyonu sonrası çinko alımı önem arz etmektedir. Çinko; doku onarımında, kolajen üretiminde, hücre çoğalması ve emiliminde ve protein sentezlenmesinde çok önemli bir işlev görür. Çinko yönünden zengin bazı besinlerin başında; ıspanak, tüm tahıllar, kuzu eti, karides, nohut, balık, yumurta gelmektedir.

Çinko eksikliği nedeniyle oluşan saç dökülmelerinde demir eksikliği de görülmektedir. Saç dokusunu güçlendirerek geliştiren demir, besinlerin saç derisine oksijen taşınmasına yardımcı olmaktadır. Operasyon sonrası hastaların umdukları sonuçları alabilmesi için demir alımı çok önemli rol oynamaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendiren demir sayesinde tedavi sonrası iyileşme süresi de hızlanacaktır. Demir yönünden zengin olan besinlerin başında; fasulye, kırmızı et, istiridye ve dana ciğeri gelmektedir.

E vitamini hasarlı cildin onarılması için etkilidir. Bu sebeple operasyon sonrası yaraların hızlı iyileşmesini sağlar. Aynı zamanda antioksidan özelliği de vardır. Ekim yapılan bölgede ve donör bölgede yaralar iyileştikten sonra kullanacak E vitamini yağı sayesinde dokunun yumuşatılıp, doku kalitesini arttırabilmek mümkündür. E vitamini yönünden zengin besinlerin başında; zeytinyağı, ıspanak, avokado, badem, ay çekirdeği gelmektedir.
İnsan vücudundaki hücrelerin ve saç köklerinin gelişimi ve büyümesi için A vitaminine ihtiyaç duyulmaktadır. Saçlı deriyi nemlendiren ve saçları besleyen yağ dokusuna benzer bir madde olan “sebum” üretiminin sağlanmasında da etkili olan A vitamininin eksik olması saç dökülmelerine yol açabilmektedir. A vitamini eksikliği saç derisinin kaşıntılı ve kuru olmasına neden olabilmektedir (Saç ekiminden sonra saç derisinde kaşıntı görülmesi geçici bir yan etkidir). A vitamini içeriği yüksek olan besinlerden bazıları şunlardır; ıspanak, dana ciğeri, tatlı patates, bal kabağı, havuç.
Beslenme ile ilgili dikkat edilmesi tavsiye edilen bir diğer konu ise, kolesterol seviyesinin dengeli olmasıdır. Kolesterolün dengeli olması operasyon sonrası yaraların hızlı iyileşmesinde ve saçların sağlık büyümesinde etkilidir.

Saç ekiminden sonra doktorun vereceği ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. Doktor, hastanın tıbbi durumuna göre özel ilaçlar önerilebilmektedir. Her hastanın durumu aynı değildir. Bu, kişiden kişiye değişmektedir. Saç ekimi iyileşme sürecinde beslenmeye dikkat edilmelidir.

Saç Ekimi Öncesi Sonrası

Saç ekimi öncesi sonrası için en merak edilen konular; hastada elde edilen sonuçlar ve hastanın operasyon öncesi sonrası neler yapması gerektiğidir. Saç ekimi öncesi ve sonrası fotoğraflar için saç ekimi merkezi ile iletişime geçmeniz yeterli olacaktır.

Not: Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 5. maddesinin “ğ” bendi gereği, saç ekim merkezlerinin reklam ve ticari uygulamaları, “Hastaların tedavi öncesi ve sonrasına ait ifade ya da görüntüler içeremez.”

Saç Nakli Operasyonunun Temel Bilgileri

Saç nakli operasyonu hakkında bilinmesi gereken temel bilgiler iki ana kategoride, “FUE” ve “FUT” başlığı altında toplanmaktadır. Günümüzde uygulamaların yüzde 99’u FUE yöntemiyle yapılmaktadır.

  • Operasyonlarda lokal anestezi kullanılmaktadır. Alerjik bir reaksiyon durumu var ise yapılacak testler neticesinde işlem ertelenebilir.
  • Saç ekimi öncesi yapılacak testlerde hastada taşıyıcı bir hastalığın (HIV, Hepatit gibi) tespit edilmesi durumunda tedavi ertelenebilir.
  • Saç ekimi uygulamasının en önemli amacı uygun bölgeden alınan güçlü kıl köklerinin, cansız veya saçsız bölgeye nakledilerek başarılı sonuçlar doğurmasını sağlamaktır. Yukarıdaki maddelerde de belirtildiği üzere günümüzde saç ekimi operasyonun başarı oranı yüzde 99’lara ulaşmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Uzman bir ekiple, doğru teknik ve doğru uygulama ile yapıldığı takdirde saç ekimi başarı oranı yüzde 99’a kadar ulaşabilmektedir.
Saçında seyreklikten veya açıklıktan rahatsızlık duyan ve bazı rahatsızlıkları olmayan herkese saç ekimi yapılabilir.
Saç ekimi için yaş kısıtlaması bulunmamakla beraber hekimler tarafından tavsiye edilen yaş 22 ve üzeridir.

Bu yöntem kullanılarak yapılan saç ekim işlemlerinde, greftlerin alındığı donör alanında doku alınmasına ihtiyaç duyulmaz. Bu sebeple dikiş gerekmeden, kesi yapılmadan ve hiçbir travmatik müdahaleye gerek duyulmadan saç ekim işlemi tamamlanmış olur.

Saç nakli için güçlü kıl kökleri yaygın olarak ense bölgesinden alınmaktadır. Başın arka kısmındaki bu bölge başta olmak üzere sakal ve göğüs bölgesinden alınan kıl kökleri de kullanılabilmektedir.
Saç ekimi sırasında uygulanan lokal anestezi sebebiyle operasyon sırasında herhangi bir acı ya da ağrı durumu söz konusu değildir.

Bir seans yaklaşık olarak 6-9 saat aralığında değişmektedir. Tabii işlemleri yaparken kişinin saçsız alanının büyüklüğü önemli bir değişken oluşturur.

Operasyondan 2-3 gün sonrasında saç ekim merkezinde kafa deriniz yıkanır. Bu ilk yıkamadır. Bu yıkama ile kabuklanmalar büyük oranda azalır. Hastanın bu süreçte göstereceği özel ile bu kabuklanma 10 gün içinde tamamen kaybolur. Fakat bu süreçte kabuklara kesinlikle hasta tarafından elle müdahale yapılmaması gerekir. Aksi takdirde kabuklarla beraber altındaki yeni ekilen saç kökleri de kaybedilmiş olur.
Saç ekimi operasyonu için aksi bir durum oluşmadığı sürece hastanede yatışa gerek yoktur. İlk gün saç ekimi uygulaması, ikinci gün ise uygulama yapılan bölgenin bakımı ve kontrolü sağlanmaktadır.

Saç ekimi operasyonu sonrasında ekilen saçlar 8-12 ay arasında diğer saçlarınızdan ayırt edilemeyecek duruma gelmektedir.

Ekilen saçların yaklaşık yüzde 40’ı 6 ay içerisinde dökülecektir. Bu duruma “şok dökülme” adı verilir. Dökülen bu saçların yerine tekrar yenisi çıkacaktır.

Saç ekimi operasyonu bir uzman tarafından doğru teknik ve işlemlerle yapılması durumunda 12. ayın sonunda saç kaybı yaşanmayacaktır.

Saç ekiminden sonra ekilen saçlar 6. ayda gözle görülür bir şekilde ilerleme kaydeder. Bir yılın sonunda saç ekimi işlemi tamamlanmış ve tüm saçlar çıkmış olur.

Doktorun talimatlarına uyulduğu takdirde donör bölgede 7-10 gün arasında iyileşme görülmektedir. İyileşmenin hızlanması için bandajların çıkarılmasından sonra 3. günün ardından doktor tarafından belirlenen bakım kurallarına dikkat edilmesi önem arz etmektedir.

Saç ekimi sonrası oluşan kaşıntının birden fazla nedeni bulunmaktadır. Bu nedenlerin başında kabuklanma, büyüme, alerji ve enfeksiyon gibi faktörler gelmektedir. Detaylı şekilde açıklanacak olursa;

  • Kabuklanma: Saç ekimi sonrası sıkça rastlanan ve normal kabul edilen kaşıntı durumudur. Saç ekimi işlemi sırasında nakil yapılan bölgede açılan minik delikler, operasyon sonrası kapanmaya başlar. Bu işlem kabuklanma ile meydana gelmektedir. Operasyon sonrası 2. günde kabuklanma gözle görülür şekilde başlamaktadır. Bu kabuklanma kanayan kan ve vücut sıvısından meydana gelmektedir. Bu durum iyileşme sürecinde normal kabul edilmekte olup, endişelenmeye gerek yoktur. Dikkatli olunması gereken tek nokta; işlem yapılan bölgelerde kaşıntı olduğunda bölgeye asla dokunulmamalıdır. Eğer hasta kaşınan bölgeyi kaşırsa enfeksiyona ve bölgede yeni ekilen saçların dökülmesine sebep olabilir. Bu nedenle bölgeye dokunulmaması ve kaşımamak gerekir. Bu kaşıntı zamanla geçecektir.
  • Büyüme: Saç ekimi işlemi sonrası bölgede oluşan kaşıntının diğer bir nedeni ise saçlarda uzamadır. Ekim yapılan bölgede saçların güçlenerek uzamaya başlaması ciddi bir kaşıntı hissetmeye sebep olmaktadır. Yeni nakledilen köklerin saç derisinin altından çıkmaya başlaması, operasyondan sonrasında 1-2 ay içerinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle kabuklanma kaşıntısının bitmesinden sonra büyüme ve uzama kaşıntısı nedeniyle rahatsızlık hissedilir. Bu büyüme donör bölgede de görülmektedir. Bu nedenle donör bölgede de kaşınma hissi olabilir. Donör bölgede kaşıntılar çok sık görülmemektedir. Yani sürekli bir kaşıntı durumu yerine zaman zaman kaşıntı hissiyle karşılaşılabilir. Donör bölgedeki uzamalar, uzun bir süreç içerisinde devam edecektir. Bu nedenle kaşıntı belirli aralıklarla kendini hissettirecektir.
  • Enfeksiyon: Enfeksiyon kaynaklı kaşıntılar çok görülmemekle beraber az da olsa rastlanan bir durumdur. Ani bir şekilde ortaya çıkan ve rahatsızlık hissi yüksek olan kaşıntılar, enfeksiyon habercisi olabilir. Eğer buna benzer bir durum ile karşılaşılırsa derhal doktora danışılması gerekir.
Saç ekimi basit bir uygulama gibi algılansa da temelinde cerrahi bir operasyondur. Bu nedenle bu tür operasyonlara özel olarak gelişebilecek bazı komplikasyonlar olabilir. Genellikle öngörü olarak kabul edilen ve hafif derecede olan baş ağrısı, ödem, kızarıklık, kaşıntı ve saç dökülmesi gibi yan etkiler çok olmamakla beraber görülmesi muhtemeldir. Operasyondan sonra istirahat edilerek atlatılması mümkün olmasına rağmen genellikle ilk birkaç gün ağrı kesici ilaçlarla destelenerek tedavi uygulanmalıdır. Donör bölgede çok olmamakla birlikte genellikle 3. ve 7. gün arası ağrılar görülmektedir.